Yılmaz’dan gıda günü açıklaması

NEVŞEHİR(MHA) İl Tarım ve Orman Müdürü Okan Yılmaz, Dünya Gıda Günü dolayısıyla bir açıklama yayımladı. Yılmaz, “Dünya Gıda Günü Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) her yıl 16 Ekim’i örgütün 1945 yılında kuruluşunu anmak amacıyla ‘Dünya Gıda Günü’ olarak kutlar. Etkinlikler, dünya genelinde 150’den fazla ülkede düzenlenmekte olup, Birleşmiş Milletler takviminin en çok kutlanan..

Yılmaz’dan gıda günü açıklaması
Yazar : Tarih : Okunma : 68 kişi Yorum Yap

NEVŞEHİR(MHA) İl Tarım ve Orman Müdürü Okan Yılmaz, Dünya Gıda Günü dolayısıyla bir açıklama yayımladı.

Yılmaz, “Dünya Gıda Günü Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) her yıl 16 Ekim’i örgütün 1945 yılında kuruluşunu anmak amacıyla ‘Dünya Gıda Günü’ olarak kutlar. Etkinlikler, dünya genelinde 150’den fazla ülkede düzenlenmekte olup, Birleşmiş Milletler takviminin en çok kutlanan günlerinden biridir. Etkinlikler, başta açlıktan ve kötü beslenmeden etkilenenler olmak üzere, herkesin gıda güvenliği ve sağlıklı beslenmeye erişimi için farkındalığını arttırmayı ve harekete geçmeyi teşvik eder. Dünya Gıda Günü halka güçlü bir mesaj göndermek için önemli bir fırsattır: Bu hayatta açlığı ve her türlü kötü beslenmeyi sona erdirebilir, Açlığa Son veren nesil biz olabiliriz. Ancak bu amaca ulaşmak için herkesin birlikte çalışması gerekir. Açlığa Son. %100 beslenme. ‘Açlığa Son’ amacına ulaşmak yalnızca açlıkla mücadele eden insanları beslemek değil, insanların yeterli çeşitlilikte, güvenilir ve besleyici gıdalarla beslenmesini sağlamak ve aynı zamanda hayatımızın temeli olan gezegenimizin de sağlığını korumak demektir. Dünya Gıda Günü her yıl, ilgili tüm sektörleri ‘Açlığa Son’ vermek üzere harekete geçmeye çağırmaktadır. 2019 Yılı Dünya Gıda gününü teması ” Sağlıklı Beslenme “ olarak belirlenmiştir. Dünya, açlığa karşı yıllardır sürdürdüğü mücadelede belli bir ilerleme gösterdi. Ancak şimdilerde yetersiz beslenen insan sayısı yeniden artış gösteriyor. 820 milyondan fazla insan, bir başka deyişle yaklaşık her dokuz kişiden biri, açlıkla mücadele ediyor. Günümüzde gıda güvenliği sadece bir miktar meselesi değil, aynı zamanda bir kalite sorunu. Dünya çapında hastalık ve ölümlere sebep olan sağlıksız beslenme, çok önemli bir risk faktörü haline geldi. Tüm bunlar göz önüne alındığında, sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmenin herkes için erişilebilir ve uygun fiyatlı olması artık acil bir ihtiyaç. Yakın dönemde; küreselleşme, kente göç ve gelir artışının bir sonucu olarak beslenme biçimimiz ciddi şekilde değişti. Mevsimsel, esasen bitkisel ürünlere dayalı, lifçe zengin yiyecekleri terk ederek rafine nişasta, şeker, yağ, tuz, işlenmiş gıda, et ve diğer hayvansal ürünlere yöneldik. Artık evde yemek yapmaya daha az zaman harcıyoruz. Özellikle şehirlerde, tüketiciler beslenme ihtiyaçlarını süpermarketler, fast food restoranları ve paket servisten karşılıyor. Sağlıksız diyetlerin yanında hareketsiz yaşam tarzı, obezite oranlarının hızlı bir şekilde artmasına yol açtı. Üstelik bu yalnızca gelişmiş ülkeleri değil, açlık ve obezitenin aynı anda görüldüğü düşük gelirli ülkeleri de etkiliyor. Bugün dünya genelinde 670 milyon yetişkin, 5 – 19 yaş aralığındaki 120 milyon çocuk ve genç obez. 5 yaşın altındaki 40 milyon çocuk aşırı kilolu. Öte yandan 820 milyon insan açlıkla karşı karşıya. Sağlıksız bir beslenme biçimi, bulaşıcı olmayan hastalıklara (kalp damar hastalıkları, diyabet ve belirli kanser türleri) bağlı ölümlerde en büyük risk faktörü olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde her 5 ölümden 1’inden sorumlu olan sağlıksız yeme alışkanlıkları, yılda 2 trilyon dolarlık maliyetiyle ülkelerin sağlık bütçelerinde de önemli bir yer tutuyor.

Obezite ve diğer kötü beslenme biçimleri, neredeyse her 3 kişiden 1’ini etkiliyor. Mevcut verilere dayalı tahminler, bu sayının 2025 itibariye her 2 kişiden 1’i olarak artacağını öngörüyor.

Peki biz neler yapabiliriz?

• Daha fazla meyve, sebze, baklagil, sert kabuklu yemiş ve tam tahıl tüketin.

• Üretiminde su gibi doğal kaynakların çokça kullanılmasını gerektiren gıdaların tüketimini sınırlandırın.

• Rafine şeker, doymuş yağ ve tuz oranı yüksek yiyecek ve içecek tüketiminizi azaltın.

• Yediğimiz gıdaların çevresel etkilerini göz önünde bulundurun.

• Sanayi gıdaları ile hazır yemek tüketimini azaltıp daha çeşitli ve geleneksel gıdaları tercih ederek yerel biyo çeşitliliği destekleyin.

• Yöresel ve mevsimine uygun gıdaları, bu gıdaların besin değerlerini, nasıl pişirilecekleri ve korunacaklarını öğrenin ya da bildiklerinizi tekrar gözden geçirin” ifadelerinde bulundu.

zafer ertosun ([email protected])

İlk yorumu siz yazın